ANASAYFA ANKETLER   GALERİ ZİYARETÇİ
DEFTERİ
HAKKIMIZDA


Own free website with 1 GB free space?
   
  Çocuklar Herseyimiz
  Okul Öncesi Çocuklarında Mastürbasyon
 

Okul Öncesi Çocuklarında Mastürbasyon

 

 

"Çocukta cinsellik yoktur!" kanısı yaygındır. Halbuki gelişimin her aşamasında cinsellik vardır. Bebekler altları açıldığında bacaklarını keyifle birbirine sürter, elleri genital bölgeye ulaşabilir hale geldiğinde keyifle dokunur. Bütün vücudu kaplayan deri, birinci yaş içinde (gelişimin hiçbir aşamasında olmadığı kadar) çok duyarlıdır. Bebeklerin görme, işitme gibi duyuları henüz çok zayıftır; etraflarında olup bitenleri daha ziyade derileri ile algılar. Tensel temas haz verir.

3 yaş civarında cinsel merak artar. Çocuklar annebabaları tuvalette ya da banyodayken içeri girmeye çalışır. Bazan bir çocuğun birinin eteğini kaldırıp altına baktığını görebilirsiniz. "Çocuklar nereden gelir?" gibi sorular başlar.

3 - 6 yaş arasında genital bölgenin hassasiyeti artar. Çocuklar bu artan hassasiyetle erotik boyutlu birtakım deneyimler yaşayabilir: Örneğin, kumsalda oturup oynarken, avuçladığı kumları parmakları arasından süzen küçük çocuk, bacaklarının arasından kayarak akışın haz verdiğini fark eder ve bunu etrafındakilere (çekinmeden) keyifle ilan edebilir. Örneğin, denizde kasıklarına kadar suda dikilirken, dalgaların hafif hafif dokunuşunun yol açtığı izlenimleri tekrar tekrar yakalamaya çalışabilir.

Bir kere bile "kendine dokunmamış" çocuk yoktur. Genital bölgesine rastlantısal olarak dokunduğunda hoşuna giden birtakım izlenimler alır ve bu hazzı yaşamak için tekrar tekrar dokunur. Zaten çocuklar yeni bir şey keşfettiklerinde, öğrendiklerini iyice yerleştirmek için tekrar tekrar yapmak eğilimindedir. Bunu, başka yeni bir şey ilgilerini çekene kadar sürdürürler. Bazı çocuklar ise orada takılıp kalır.

Takılıp kalan çocuklar çeşitli davranışlar sergiler: Tanık olduğumuz bazı vakalarda ve bazı anne babaların ifadelerine göre, çocuk genital bölgesi ile uğraşırken ter içinde kalabiliyor ve soluk alış verişi değişebiliyor, yüzü kasılabiliyor; yetişkindeki yoğunluğa ulaşmasa da orgazma benzeyen bir durum yaşayabiliyor. Yetişkindekinden farkı, boşalmaya eşlik eden bir akıntının gelmemesi ve hafif hafif orgazmların, kısa sükun aralıkları ile tekrarlanabilmesi. Her çocuk mastürbasyonu bu kadar yoğun yaşamaz. Bazı çocuklar genital bölgeleri ile, yoğun olmamakla birlikte, sık sık ilgilenir ve hafif bir keyif alışla yetinebilir.

Kız çocukların tercih ettiği yöntemler: alçak masa ya da sehpa gibi bir şeyin üstüne karın üstü yatarak bacaklarını masanın dışında bırakmak ve bacak kaslarını kurbağa gibi gerginleştirip gevşetmek; sert bir iskemlede otururken kalçalarını ritmik bir şekilde sağa sola hareket ettirmek.

Erkek çocukların tercih ettiği yöntemler: karın üstü yatarak pipisini yere sürtmek; pipisini ritmik bir şekilde avuçlamak.

Kız ve erkek çocukların tercih ettiği yöntemler: kukusunu / pipisini doğrudan elle uyarmak, iskemlenin köşesi, masanın bacağı gibi sert bir şeye sürtmek; sert bir oyuncağı kukusuna / pipisine sürtmek; pelüş bir oyuncağı , ya da üstündeki örtünün ucunu toplayıp altına koyarak hareketsiz karın üstü yatmak ve kendini buna sıkıca bastırmak.

Çok yoğun olan ve uzun zaman süre giden mastürbasyon davranışlarında çocuk "bağımlılık" geliştirebilir ve vaz geçmesi zorlaşır. Ayrıca, aşırı mastürbasyonun klitoral uyaranlara fikse oluşa ve vajinal frijitideye yol açtığı da düşünülüyor.

Pipinin sertleşmesi, çişi çok geldiğinde, ılık duşun altında, ya da uykuya daldıktan yarım saat kadar sonra meydana gelebilir. Bunun mastürbasyon ve premastürbasyon diyebileceğimiz durumlarla ilgisi yoktur.

Okulöncesi çocuklarında, "tuvalete gidişi geciktirme davranışı" şeklinde ortaya çıkan, premastürbasyon diyebileceğimiz bir durum görülebilir. Çocuk oynamakta olduğu oyunu bölmemek için tuvalete gidişi mümkün olduğunca geciktirebilir. Çişini hemen hemen tutamaz hale geldiğinde tuvalete gidince (kızlar geciktirmenin son anlarında, erkekler de çişlerini yapmakta iken) erotik diye nitelendirebileceğimiz birtakım izlenimler yakalar. Oyuna dalıp tuvalete gitmeyi geciktirme birkaç kere üstüste geldiğinde, çocuk, çişini geciktirerek yapmak ile bu hoşuna giden izlenimlerin arasındaki bağlantıyı fark eder ve hazzı yaşayabilmek için (artık amaçlı olarak) tuvalete gidişini geciktirmeye başlar. Yetişkinler onu tuvalete yönlendirmeye çalışsa da direnç gösterir.

Genital bölgesi ile yoğun ilgilenen ve / veya çişini geciktiren çocuk, anne babasının onaylamayacağı birşeyi yaptığı için kendini itaatsiz ve suçlu hisseder. Yakalanma tehlikesi içinde yaptığı için gergindir. Cezalandırılma korkusunun yanı sıra, hasar alma korkusu da taşıyabilir. Kastrasyon kaygıları( pisisinin kesileceği kaygısı) hissedebilir. Bu kaygı erkek çocuklarda olduğu gibi kızlarda da vardır. Çocuk yasak mastürbasyon nedeni ile pipisinin / kukusunun hasara uğraması ve / ya da anne babası tarafından yokedilme edilmesi kaygıları taşıyabilir. Bütün bunların yanı sıra uykuya dalmada zorlanma ve / veya sık sık uyanma gibi uyku sorunları da ortaya çıkabilir. Çocuk uyumak istemez, çünkü uykuda (kastrasyon tehlikesine karşı) çaresizdir. Kaygı ve korkularının tamamı bilinç düzeyine ulaşmayabilir. Yani çocuk bunların tam farkında olmayabilir. Yetişkinler yanlış tepkileriyle çocuğun korkularını güçlendirebilir. Eğer yetişkin (belli etmemeye çalışsa da) tedirgin ise ve çocuk mastürbasyon davranışlarını herkesin gözü önünde (sergiler gibi) yapıyorsa, burada bir provokasyon söz konusudur. Sanki çocuk, anne babasına, "Siz benimle ilgilenmiyorsanız, ben kendimle ilgilenirim!" mesajı vermektedir. Ayrıca, (şiddetli suçluluk duygusundan kaynaklanan) cezalandırılma isteği gibi psikodinamikler de cereyan etmektedir.

5 - 6 yaş arasında oluşumunu tamamlamakta olan üst beninin (yani iç denetleme sisteminin) etkisi ile çocuk yasak olandan vazgeçebilir. Dürtülerini denetleme çabaları sırasında, çocukta sık sık öfke nöbetleri, keyifsiz ve bunalmış bir ruh hali görülebilir.

"Mastürbasyon hastalıklı bir davranış mıdır?", "Sağlıksız bir seksüellik midir?", "Normal midir?", gibi sorular akla gelebilir. Çocuğun cinsel içerikli davranışlarını gözlemlediğimizde, onun yeni bir haz kaynağı mı keşfettiğinin, yoksa bu kaynakta takılıp mı kaldığının ayırdında olabilmemiz çok önemli. Yeni keşifler çocuğun yaşantısını zenginleştirir; takılıp kalmak, başka deyişle takılı olmak ise yaşantısını yoksullaştırır. Çünkü bu durumda algı antenlerini, dış dünyadan uzaklaştırıp kendine çevirir.

Biz, yakın yetişkinleri - ki en yakınları anne babasıdır, dolayısı ile de en etkili kişiler onlardır - çocuğun antenlerini dış dünyaya çevirmesini sağlarsak (yani yaşantısını zenginleştirirsek ve olumlu bir duygusal atmosferi paylaşırsak) çocuk takılı olmaz. Takılı oluşun sadece iki nedeni var: (1) Uyaran eksikliği, (2) duygusal açlık.

Önce uyaran eksikliğinden söz edelim: Çocuklar olgunlaştıkça, dünyalarının çeşitlenmesi, zenginleşmesi gerekir. Uyaranları suya benzetebiliriz. Azı yetersizdir, çoğu da sel gibi yıkıcıdır. Yani çocuklara gereksinim duydukları ölçüde uyaran sunmalıdır. Uyaran eksikliği bir de uyku öncesinde yaşanabilir. Artık öğlen uykusuna gereksinimi kalmayan bir çocuğu zorla uyutmaya çalıştığımızda; ya da uykuya dalma güçlüğü olan bir çocuk akşamları uyku öncesinde yatağında uzun uzun sağa sola dönüp durduğunda, dünyası yoksullaşmış demektir. Belki bir süre, yanına onu da dinlendirmek üzere aldığı pelüş oyuncağı veya yorganının ucu ile oyalanacaktır. Bunlardan sıkıldığında, bedeni ile ilgilenirken rastlantısal olarak dokunduğu genital bölgesinden aldığı izlenimler ilgisini çekecektir. Canı sıkıldıkça da çekici bir uğraş olarak bunu yineleyecektir.

"Mastürbasyonun ve premastürbasyonun (yazıdaki sıralamamıza göre) ikinci nedeni duygusal açlıktır." demiştik. Vakaların (kaba bir ölçümle % 80 gibi) ezici bir çoğunluğunda bu ikinci nedene rastlanmaktadır. Hemen bütün anne babalar çocuklarını sever. Fakat sadece sevmek, çocuklara yeterli değildir; onlar sevildiklerini fark etmek ister. Sevgimizi onlara; sahiden onlara ayırdığımız zamanla, ilgileniş tarzımızla ifade edebiliriz. Sağlıklı bir duygusal sıcaklık, ruhsağlıklı bir insan yetiştirmek için vazgeçilmez ön koşuldur. "Sevginin sağlıklı ifadesi" ile, çocuğu şımartmayı birbirine karıştırmamak gerekir. Yanımızda otururken birbirimize sokulmak, başını okşamak, yanağına sevgi dolu dokunarak gözlerinin içine "İyi ki sen varsın!" der gibi bakmak, kucağımıza oturtmak, beden sıcaklığımızı hissettirmek, sevginin en uygun ifade şekillerindendir. Böyle yaparsak çocuğumuzun kendine yönelme gereksinimi ortadan kalkar.

Çocuğumuzun genital bölgesiyle gereğinden fazla ilgilediğini düşündüğümüzde, durumun farkında değilmiş gibi davranarak, ilgisini başka bir yöne çekmek için birlikte bir oyun oynayabiliriz; onu kucağımıza alıp, bol resimli bir kitaba bakabiliriz; hikaye anlatabiliriz; parmak oyunu oynayabiliriz.Sadece çocuk genital bölgesiyle ilgilendiği sırada böyle davranılması sorunu kökten çözmeye yeterli değildir. Evde anne babaları yeterince ve gerektiği şekilde ilgilenemeyen çocuklara, diğer "yakın yetişkinlerin" doğru destek vermesi de durumu değiştirememektedir.

Nevrotik ya da bilgisiz bir anne / baba veya eğitimcinin, çocuğun seksüel sayılabilecek davranışlarına gösterdiği tepkiler; çocuğa sevgisini azaltma, iğrenme, aşağılama, alaycı gülüşler, (günah / eline iğne batırırım / hastalanırsın / zayıf akıllı olursun gibi) korkutma şeklinde olabilir. Bu tepkiler çocuğun ruh sağlığını olumsuz etkiler ve onun bütün yaşamı boyunca cinsel hasarlı kalmasına yol açar! Çoğu anne babalar ve eğitimciler (başka çözüm üretemediklerinden) yasaklamayı en kolay ve etkili yol olarak seçer. Çoğu çocuk, genital bölgeyle ilgilenmesi yasaklansa da bunu gizlice sürdürür. Anne babanın yasakladığı şeyi gizlice yapıyor olmak, güçlü suçluluk duygularına yol açar. Çocuğun cephesinden bakıldığında, güven ilişkisi zedelenmiştir. Ayıplama, cezalandırma gibi tutumların neden olacağı suçluluk duygusu çocuğun cinsel ve ruhsal gelişimi açısından daha yıpratıcı olabilir.

Mastürbasyona başka yakınmalar eşlik etmediği sürece ebeveynin aşağıda özetlenen basit müdahaleleri yeterli olacaktır:

Yaptığının yanlış olduğunu düşünmesine neden olmayın
- Cezalandırıcı, yargılayıcı ayıplayıcı ifadeler veya tavırlardan kaçının
- Başkalarının önünde yapmasının görenleri rahatsız edebileceğini öğrenmesini sağlayın
- Daha uygun zamanlar ve mekanlar tercih etmesi konusunda yönlendirici olmaya çalışın
- Aşırı noktalar vardığını düşünüyorsanız ve gerekirse ilgisini değiştirebilecek aktiviteleri özendirmeyi deneyin
- Çocuğun yakın çevresini bilgilendirmek ve gerektiğinde desteğini almaktan çekinmeyin
- En önemlisi de mastürbasyona başka problemlerin eşlik edip etmediği konusunda dikkatli olun

Sanıldığından daha çok yetişkin, çocukluğunda yukarıda anlatılanlara benzer deneyimler yaşamıştır. Bu yetişkinlerin büyük bir kısmı deneyimlerini anlatmaya çekinir veya hiç hatırlamayabilir. Çünkü çocukken, tabuyu çiğnediklerinde onlara çok haşin davranılmıştır. Üstbenleri de(yani iç denetleme sistemleri de) "kötü anıları"nı bilinçaltına, bilinçli çabalarla ulaşılamaz bir yere itmiş, bastırmıştır. Ancak psikoanaliz seanslarında ya da hipnoz sırasında hatırlanabilirler.
Kardeş doğumu, ayrılma deneyimi vb travmatik yaşantıların çocuğun çevreyle uyumunu zorlaması, genitoüriner hastalıklar ve birçok stres faktörü başlangıç için tetikleyici olabilmektedir. Ayrıca cinsel konularla aşırı uğraş, tuvalet problemleri ve depresif yakınmaların mastürbasayona eşlik ettiği durumlar cinsel istismarı dahi akla getirebilir. Bazı epilepsi türleri mastürbasyona benzer görünümde karşımıza çıkabilir. Sosyal ortamda kendini frenleyemeyen, daha doğrusu yargılama becerisi zayıf çocukların zeka düzeyleri de hesaba katılmalıdır. Bunlar belli başlı örnekler ve elbette çoğaltmak mümkün. Bütün bunların ötesinde çocuğa ait aile ortamı ve sosyal çevrenin de durumu değerlendirmek ve yargılamakta yetersiz kaldığı, tutarsız davrandığı durumlarda dışardan profesyonel yardım aranması da çocuk adına yerinde bir çaba olacaktır.
Özetle, tek başına görülen mastürbasyon davranışı beklenen bir gelişim süreci ise de ilave zorluklar ve davranış problemleri varsa bir profesyonel yardımı gerekebilir ve bunun için de çocuğun bireysel özellikleri, aile ortamı ve sosyokültürel çevresi de göz önünde tutulmalıdır.






Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen::21.08.2008 15:33:03
elifdoğancı
( elif. dogancihotmail.com )
ben yazınızı beğendim fakat kesin bu konuya nasıl yaklaşıp sona erdşrebiiriz.ve çocuklar için ilerde içe kapanıklıkve başarısızlık sözkonusu olabilirmi

Yorumu gönderen::26.03.2008 00:22:29
asiyeyazıyı çok beğendim çocuğumuzun herkonuda olumlu gelişimi için gereken herşeyi yapmalıyız bunun içinde her yaş dönemine ait özellikleri sürekli yayınlarsanız sevinirim

Yorumu gönderen::14.01.2008 01:33:03
semaçok iyi ve bilgi verici memnunkaldım böyle konularda b,linçlenmek gerek.çocuklarımızın psikolojisi için...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:

E-mail adresiniz:
Siteniz:
İsminiz:
Mesajın:



 
  Bugün 24146 ziyaretçi (101084 klik) kişi burdaydı!  
 
eBilgi.Com - Site Ekle, Link Ekle, Toplist, Url Ekle

  Ana Sayfa   İletişim   Ziyaretçi defteri   Okul Öncesi Eğitimin Önemi   Psiko-motor gelişimi   Davranış Gelişimi   Çocuklarda Dil Gelişimi   Gelişim Özellikleri   Davranış Bozuklukları   Hakkımızda   Kardeş İlişkileri   Oyun ve çeşitleri   Oyuncak Seçimi   Cinsel Gelişim   Çocuk ve Resim   Bebek Gelişimi   Anketler   Ergenlik Dönemi   Çocuğu Anlamak   Tırnak Yeme   Çocuğunuzda Özgüven Geliştirmenin Yolları   Kekemelik   Duygusal Zeka Testi   Kişilik Testi   Deprasyon Testi   İnatçılık   Online Oyun   Çocuklarda depresyon   Dil gelişiminde ailenin katkıları neler olabilir?   Çocuklara yemek yeme alışkanlığı nasıl kazandırılır?   Bebek Beslenmesi   Takıntılımısınız?   İnternet tehlikelerinden Çocukları Koruma   Dikkat eksikliği ve Hiparaktiflik Bozukluğunun Tedavisi   1-5 yaş çocuk beslenmesi   Aile Tutumları   Disiplin   Çocuklarda Küfür   Çocuk ve Ebeveyn Çatışmaları   Çocukta Alt Islatma   Çocuk ve Sorumluluk   Çocukta Dikkat Çekme Mekanizması   Çocukta Tikler   Eğitimde Cezanın Yeri   Yaramazlık   Çocuğu Dinlemenin Yaraları   Okul Öncesi Dönemde Çocuklarda Psikolojik Olgunlaşma Açısından Beklediğimiz Özellikler   Tuvalet Eğitiminde Dikkat Edilecek Noktalar   Etkili Bir Eğitim İçin Bazı Öneriler   Çocuk Gelişiminde Büyükanne Ve Büyükbabanın Rolü -Önemi   İyi Davranışların Takdir Edilmesi   Özel Eğitime Muhtaç Çocukların Ailelerine Sunulacak Psikolojik Yardım   Anne-Baba Kurallar Koyarken Nelere Dikkat Etmeli   Çocuk Hastalıkları ve Aşılar   3-6 Yaş Arası Aile İçi Disiplin   Anaokuluna Gitmekten( Korkma-Mide Bulantısı-Ağlama)Aile Nasıl Davranmalı   Tek Çocuk Ve Tek Çocuklu Aileler   İki Yaşındaki Çocuğun Kişilik Savaşı   Önceden Belirlenmiş Tutarlı Kurallar Nelerdir ?   Çocuğunuza Nasıl Söz Geçirebilirsiniz?   Cinsel İçerikli Soruların Yanıtlanması   Sünnet Ne Zaman Yapılmalı   4 -7 Yaş Çocuklar Ve Tv   Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite'de Öğretmen Klavuzu   Anaokulunun İlerki Yıllarda Çocuklara Faydaları   7-12 Yaş çocukların Durumu   Çocukta Davranış Eğitimi   Okul Öncesi Çocuklarında Mastürbasyon   Galeri   Çocuk Bakıcısı Seçerken   Babanın Çocuk Gelişimi Üzerindeki Etkileri   Anaokuluna Başlayan Çocuklara Aileler Nasıl Davranmalıdır ?   Çocuk Ve Okul   Sosyal Gelişim   Çocuk Ruh Sağlığı Açısından Din Eğitimi   Çocuğunuzun manevî dünyasına yön vermek sizin elinizde!   Çocuklarda din eğitiminin önemi   Çocukta Allah mefhumu ve inancı   - Çocuklara ödev yapma alışkanlığı nasıl kazandırılır?   Çocuklar Ödev Yapmıyorsa Kim Suçlu?   Saldırganlık Davranışı   Çocukta Yalan   KARDEŞ KISKANÇLIĞI   EMZİREN ANNELERIN BESLENMESİ   gebeliğin seyri   Çocuğun İlgi Alanını Belirleyen Zeka Anketi   OTİZM   Özel Öğrenme Güçlükleri (Disleksi)   Spastik Çocuklarda Eğitim ve Rehabilitasyon   ÜSTÜN ZEKALI ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ   ÇOCUĞUMU NE ZAMAN PSİKOLOĞA GÖTÜRMELİYİM?   ÇOCUKLARLA KALİTELİ ZAMAN NASIL GEÇİRİLİR?   Gençlerle barış içinde yaşamak   ÇOCUKLARLA İLETİŞİM(konuşma ve dınleme örnekleriyle)   EV KAZALARI VE ÖNLEME YOLLARI   ÇOCUK VE OYUN   ÇOCUĞA ' HAYIR' DİYEBİLMEK   ÇOCUKLARDA PARMAK EMME   ÇOCUK VE UYKU DÜZENİ   ANNE- BABALARA ÖĞÜTLER   BOŞANMA VE BOŞANMIŞ AİLE ÇOCUKLARI   SEVGİNİZİ ARTTIRMANIN 55 YOLUNU ÖĞRENMEK İÇİN   Konuşma ve Duyma Kontrol Listesi   ANNE BAĞIMLILIĞI VE AYRILIK KORKUSU   Öğrenme Güçlüğü Olanlar   Çocuğum eve kendine ait olmayan eşyalar getiriyor !   AİLEDE ÖLÜM VE ÇOCUK   ÇOCUĞU NEZAKÂTE ALIŞTIRMAK   SADECE ANNE VE BABAYA SALDIRGAN ÇOCUK   ÇOCUKTA ANNE- BABANIN YANINDA YATMAK İSTEMESİ   ÇOCUĞUM MUTLU MU?   Kendi Yatağında Yatmak istemiyor   Anne Babalar İçin Çocukla İletişim   ÇOCUĞUNUZU NASIL EĞİTİYORSUNUZ? KENDINİZİ TEST EDİN...   Çocuklar nelerden korkar?