KEKEMELİK
Kekemelik bir konuşma bozukluğudur. Seslerin, hecelerin ve sözcüklerin tekrarı, uzatılması ya da konuşmanın akışını kesen duraklamalar şeklinde olabilir. Bozukluğun şiddeti kişinin içinde bulunduğu duruma göre farklılık gösterir. Psikolojik streslerin yoğun olduğu durumlarda artar (sınav, korku, endişe duygularını yaratan ortamlar, müdür, patron, karşı cinsten arkadaş). Konuşma bazen çok yavaş, bazen de çok hızlı olabilir.
Kekemeler şarkı söylerken ve şiir okurken kekeme olmaz. Bazı durumlarda tik biçiminde tekrarlayan hareketler konuşmaya eşlik eder. Örneğin, elini dizine ya da masaya vurma, ayağını yere vurma, başını sallama, gözlerini kırpma gibi.
Kekemelik çoğunlukla 2–7 yaşları arasında başlar. Çocuklarda yaygınlık oranı %1’dir. 2–3,5 yaşları arasında başlayan kekemelikler kendiliğinden ortadan kalkabilmektedirler. Bu yaşlardaki çocuklarda düşünce hızının, konuşma hızını geçtiği için henüz yetersiz konuşma ile düşünce ifade edilmemekte, bu yüzden konuşma bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Erken yaşta başlayan geçici kekemelik durumlarında aile, çocuğa düzgün konuşmak için baskı yapmamalı, konuşmasını düzeltmemeli, onu sık uyarmamalıdır.
Oluş Nedenleri: Yayınlarda kekemeliğin oluşunda ailesel genetik bir yatkınlık genellikle kabul edilmektedir. Bundan başka bazı yayınlara ve gözlemlerimize göre kekeleyen çocukların anne ve babalarında obsesif-kompulsif kişilik özellikleri ve hafif psikolojik rahatsızlıklara rastlanmaktadır. Bu tür özellikleri olan yetişkin kişi, çocuğa küçük yaştan, düzen, temizlik ve terbiye konularında disiplin uygulamakta ve yapısal, ailesel yatkınlığı olan çocuklarda herhangi bir etkenle kekemelik başlayabilmektedir.
Son yıllarda kekemelerde, konuşmanın beyinde yetersiz lateralize olduğu; daha çok, her iki hemisferde de temsil edildiği; bu nedenle konuşmanın kolaylıkla kesilmelere uğrayabileceği ve bunun bir etkene bağlı olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır.
Başlatan Etken: Kekemeliğin başlamasında korku en büyük rolü oynamaktadır. Halk arasında da bu kanı yaygındır. Çoğunlukla çocukluk döneminde 2-6 yaşlar arasında görülen kekemeliğin bir korku faktörüyle ortaya çıktığını belirtmektedirler. Işıklar söndü, köpek saldırdı, trafik kazası geçirdik, babasını uzun süre göremedi, anne ameliyat oldu, ikinci kardeş geldi, anneanne öldü, gibi korkutucu ve üzücü olaylardan hemen sonra kekemelik başlamıştır. Aile kekeleyen çocuğu daha sorulmadan ‘’ hiçbir şeyden de korkmadı ki niye oldu anlayamadım ‘’ diye getirmektedir.
Gidiş ve Sonlanış: Genellikle kronik bir gidiş gösterir. Zaman zaman düzelmeler olabilir. Bu düzelmeler aylarca sürebilir. Hafif vakaların %50-%80’i kendiliğinden düzelir.
Tedavi: Çocuğun düzgün konuşması için zorlanmaması yetersizlik duygusunu pekiştirici tutumlardan alay etme, utandırma, zorlanma gibi kaçınılması gerekir.
Ailenin aşırı titiz, düzenli, denetimci ve kuralcı tutumu gevşetilmelidir. Psikoterapi 8-9 yaşlarından küçüklerde oyun, daha büyük çocuklarda konuşma terapisi yoluyla uygulanır. Kekemelik tedavisinde amaç yalnız kekemeliğin geçmesi değildir. Çünkü kekemelik bir süre devam ettiği için toplum içinde çocuğu güç durumda bırakır. Çocuğun benlik saygısını zedeler. Tedavinin esas amacı benlik saygısını korumaya yönelik olmalıdır. Genellikle bu çocukların önemli olumlu özellikleri vardır. Bunları bulup çıkarıp, dikkatini ve ilgisini bu olumlu yönlerine çevirerek kekemeliğe önem vermemesi öğretilmelidir. Verilen önem azaldıkça kekemelik de giderek hafifler.
Konuşma Tedavisi(speech therapy): Konuşma tedavisi uzmanları tarafından, özel konuşma teknikleri ile uygulanır. 6–7 yaşından büyük çocuklarda en etkin tedavi yöntemidir.
Kekemeliğin ilaç tedavisi yoktur. Fazla heyecan ve bunaltı varsa bunaltı girdici ilaçlar kısa süre verilebilir.
HİPERAKTİF ÇOCUKLARDA KEKEMELİK
Hiperaktif özellikler taşıyan çocuklarda kekemelik daha sık görülmektedir. Kekemeliğin nedenlerinin içinde irsiyet ve korku faktörleri sayılmaktadır. Hiperaktivite de irsi bir problemdir. Kekemelerin birincil ve ikincil akrabaların içinde de kekeme olanlarının oranından bahsedilmektedir.
Korku faktörüne gelindiğinde ise hiperaktiflerin hayal güçlerinin geniş ve zengin olması hem güzel hem de korkutucu, ürkütücü şeyleri daha fazla, hızlı ve çok hayal ettiklerini biliriz. Araştırmalarımız da kekemelik problemi olan çocukların aileleri onların çok hareketli, meraklı olduklarından bahsetmektedirler. Uyku problemleri ve gece korkularının olduğunu da belirtmektedirler. Bu konu derin olarak araştırılması gereken bir konudur.
Kekemelik solunum sistemiyle ilgili bir sorundur. Nasıl ki kalp atışında belli tempo, beynin çalışmasında belli bir elektrik düzeni varsa nefes alışımızda da belli bir tempo vardır. Bu tempo ani bir psikolojik olayla bozulabilir. Aile çocuktan yapabileceğinden daha zor görevler, istekler talep eder örneğin çocuk solaktır aile sağ elini kullanması için zorlar. Bu konuda irsiyet faktörü kabul edilmiştir, çoğunlukla aile bireylerinin birinde veya birkaçında bu problem görülmektedir. Bütün bunlar kekemeliğe sebep olan faktörlerdir. Kekemelik ilaçla tedavi edilemez. Kekemeliğin tedavisinde nefes sistemini düzenleyen egzersizlerle birlikte dil egzersizleri de yaptırılır. Tedavi kekemeliğin derecesine göre seanslar halinde düzenlenir, sonuç kesindir.
Tamamen fonksiyonel bir bozukluktur. Bunun için de dili çalıştırıcı egzersizler yaptırılır. Erken yaşta ailelerin bu durumu ciddiye alıp tedaviyi başlatması uygun olacaktır.
Halk arasında pelteklik denilen s harfini söyleyememek tamamen fonksiyonel bir bozukluktur. Dil ve damak egzersizleri yaptırılır. S harfi ile egzersizler yaptırılır.
Çağnur GÜRSAN
DİL EGZERSİZLERİ
* Nefes diyaframdan alınacak. Göğüs hareket etmeyecek.
* Dil ucu egzersizleri yapılacak. Dil ucu en üst dişlerin arkasına değecek şekilde olacak.
* Alt çene serbest olacak, heceler çok iyi telaffuz edilecek.
* Ağız olabildiğince abartılı olarak hareket edecek.
* Konuşurken ve okurken dudaklar hareket edecek.
* Konuşurken ağız mümkün olduğu kadar açılacak.
* Her kelimenin ilk sesinde güçlü bir vurgu yapılacak .
* Heceleyerek okutma : El, ayak ve vücut hareketleriyle birlikte olacak.
SAĞ EL 1 SOL EL 1 EL 1 AYAK 1
SAĞ EL 2 SOL EL 1 EL 2 AYAK 1
SAĞ EL 1 SOL EL 2 EL 1 AYAK 2
DİL ÇALIŞMALARI
LA TA NA DA
LE TE NE DE
Lİ Tİ Nİ Dİ
LO TO NO DO
Yukardaki her bir hece 10'ar kez tekrar edilecek.
Bu egzersizleri yaparken dil ucu üst dişlerin arkasına değecek şekilde olacak.
Alt çene serbest, ağız hareketli olacaktır.
NA LA TA NE LE TE Nİ Lİ Tİ NO LO TO
NA LA DA NE LE DE Nİ Dİ Lİ NO LO DO
NA LA TA NE TE LE Nİ Tİ Lİ NO TO LO
NA DA LA NE DE LE Nİ Dİ Lİ NO DO LO
LA DA NA NE DE NE Nİ Dİ Nİ LO DO NO
LA TA NA LE TE NE Lİ Tİ Nİ LO TO NO
LA TA NA LE TE NE Lİ Nİ Dİ LO NO TO
LA NA DA LE NE DE Lİ Nİ Dİ LO NO DO
TA NA LA DE NE LE Tİ Lİ Nİ TO NO LO
DA NA LA DE NE LE Dİ Nİ Lİ DO NO LO
TA LA NA TE LE NE Tİ Lİ Nİ TO LO NO
DA LA NA DE LE NE Dİ Lİ Nİ DO LO NO
Bu heceleri tek nefesle, şarkı söyler gibi okuyacaksınız:
LA LA LA NA NA NA
LE LE LE NE NE NE
Lİ Lİ Lİ Nİ Nİ Nİ
LO LO LO NO NO NO
TA TA TA DA DA DA
TE TE TE DE DE DE
Tİ Tİ Tİ Dİ Dİ Dİ
TO TO TO DO DO DO
NA LA TA NE LE TE
TA LA NA TE LE NE
NA TA LA NE TE LE
LA TA NA LE TE NE
TA LA NA TE LE NE
LA NA TA TE NE TE
Nİ Lİ Tİ Lİ Tİ Nİ
Tİ Lİ Nİ Tİ Lİ Nİ
Nİ Tİ Lİ Lİ Nİ Tİ
SİGMATİSMUS (S harfi bozukluğu)
ROTATİSMUS (R harfi bozukluğu)
KEKEMELİK
Bu sayfa hakkındaki yorumlar:| Yorumu gönderen:: | 09.08.2008 20:08:44 |
turan aslan ( turanaslan44 mynet ) | Gerçekten dolaştığım tüm siteler içinde hem adına(Çocuklar HERŞEYİMİZ) hem bilgilerine hem üye şartı itememelerine çok sevindim tüm arkadaşlara tavsiye edceğim saygı ve başarılarınızın artması dileğiyle öğretmenin emeklisi olmaz ama yinede emekli öğretmen |
| Yorumu gönderen:: | 30.01.2008 08:46:48 |
ahmet ( bilezik.20 hotmail.com ) | abı bu sıteyı kım yapmışsa ellerınden öperım kesınlıkle harıka |
Bu sayfa hakkında yorum ekle: